Bugün gökyüzünde Akrep burcunda dönüşüm enerjimizi harekete geçiren bir dolunay var! ⚪️

05 Mayıs Boğa burcu Yeni Ayında ektiğimiz tohumlar, bugünkü dolunay ışığı ile ya gözle görünmeye başlıyor, ya da gökyüzündeki ay ışığının parlaklığında ışıktan korkup ortadan kayboluyor. Gizlemeye gerek kalmadan, kendinden korkmadan, saklanmaya yüz tutmuş doğruları, yüzümüze gözümüze bulaştıran bu dolunay; dönüşüm için hepimizin içini yıkıyor ve temizliyor.

En karanlık geceyi aydınlatan dolunayın ışığına ☉☍☽ karşıt açı yapan #boğaburcu güneşin önümüze koyduğu gerçekler ile bizi yıkanmaya gönüllü olan bu dolunay, konfor alanımızda kalmak adına tutunduğumuz alışkanlıklarımız ve değerlerimizden kurtulmamız için, bizden kendimizle gerçekleştireceğimiz gerçekçi bir yüzleşme yapabilmeyi talep ediyor.

Kişisel gelişiminiz adına, içinizde öldürmeye gönüllü olduğunuz eskimiş değer ve doğrularınızı dönüştürebilme kapasiteniz, kendinizi yok etmeye gönüllü olduğunuz yerden, sizi — sizin daha iyi versiyonunuza dönüştürmek adına çağrıda bulunuyor.

Yaşamın doğal döngüsü olan, doğum ve ölüm süreci gibi, aslında her şey öldüğünde yeniden doğuyor.

Doğadaki tüm canlılar gibi…
Dalında kuruyup toprağa düşmeye direnen, eskimeye yüz tutmuş artık bize meyve vermeyeceğini anladığımız tohumlarımızdan bizi kurtaracak potansiyele sahip bir dolunay etkisi altındayız.

Konfor alanında kalarak, yere düşmeye tutulan, dalında kuruyup gitmeye gönüllü, Dolunayda meyve veren tohumlar ise, kendisine doğruyu söylemeye cesaret edemeyen bazılarımız gibi, dalından yerdeki tohumlara bakarak dönüşüm için hiç gelmeyecek olan doğru anı beklemeye devam ediyor. 🔥

Bizi kendi yaşamlarımızda dönüştürülebilecek tek yol, içimizde bir şeylerin ölmesinden korkmadan, kendimize izin verdiğimiz alanın kapasitesidir. Bunu, siz yapmazsanız; biri gelir, bir şey olur ve içinizde sakladığınız dönüşüm enerjisi kendi kendini bir akrep gibi yok edebilir.

Sen, yalandan tutunduğun, korktuğun her şeyden vazgeçmeye gönüllü olduğunda zaten değiştin demektir! 🦂

Akrep burcu daldan yere düşmemeyi bir güç olarak görerek, asıl gücün doğanın doğal dengesine uyum sağlamak olduğunu ancak o güçler karşısında aciz kaldığında anlar.

Bu dolunay, kendimizde ve yaşamlarımızda olmak istediğimiz kişi ile, olduğumuz kişi arasında korkarak arada kalan bize ‘kendini öldürebilmeye cesaretin var mı?’ diye soruyor.

Duygularımızda yenilememiz gereken alanları, kalbimizi delip geçen doğrularla fark etmemizi sağlıyor.

Kendimizi dönüştüreceğimiz enerjiye sahip olup olmadığımızı acımasızca sorguluyor.

Gerçekler hep acıtmaz mı zaten?

Acı eşiği riyakarlıkla incelmiş olan ruh, kendini dönüştürmek için gereken cesareti de, doğruluğu da anlamsızlaştırarak hayatta kalmaya çalışıyor!

Kendinden uzaklaşarak karanlıkta yolunu bulmaya çalışan ruh, başkalarında ışık arayarak yoluna devam etmeye çalıştıkça hep karanlıkta kalıyor.

Kendi içinde bulma cesaretine nail olamadığı ışığı, ancak başkasında ya da başka şeylerde aramaya cesaret edebilecek kadar ileri gidebiliyor.

O ruh hep zanneder ki, öteki yüzündendi her şey, ötekiydi, o kaderdi, o andı, o anıydı. O karanlık yolda onu dönüşüme zorlayan her sebepti aslında suçlu olan…

Sonunda her sebeple, o karanlıkta kalan ruh, ‘kendi seçimleri ile’ kendini yok eder.

Işığı bulamadığında, ruh karanlıkta çıktığı yolda yok olur.

Kendini dönüştürmek için ihtiyaç duyduğun cesaret eğer sende yoksa, anlamsız şekilde kaçıp durduğun doğruları, dolaylı yollarla ifade ettiğinde kendinden de uzaklaşırsın.

Karanlıkta kalırsın.

Rodney Collin’in de dediği gibi; “Bir insanın deliliği ve anormalliği, özü ile kişiliği arasındaki uzaklıktan doğmaktadır. Bir insan kendisinin ne olduğunu daha fazla bildikçe, akıllılığa daha fazla yaklaşır. Kendisi hakkındaki hayali, gerçekte ne olduğundan uzaklaştıkça, daha fazla delirir.”

Bir insanın kendisine verdiği değer, kendine söylediği doğruları cesaret ile birleştirerek ileri doğru hareket ettiği kadardır.

O cesaretle aldığı doğru kararları uygulamak için, ruh kendine fener olduğunda, içimiz aydınlanır ve dönüşüm gerçekleşir.

Değişim böyle bir şeydir, ölüyorum dediğin yerden tekrar doğar ve yaşama katılmaya başlarsın.

Kendini bilmenin o ince cizgisinde doğruları, kendine göre yontup çarpıttığında hep bildiğin o karanlık ve konforlu yerde sana faydası olmayan, inanmak istediğin, sabitlenmiş alışkanlıklarına mahkum kalırsın.

Ne bir adım ileri, ne bir adım geri. 👁‍🗨

Olduğun yerden etrafına bakarak, üzerinde kendi durduğun çimler haricindeki her yeri yemyeşil görerek; cesaretsizliğini çaresizlikle çarpıtırsın.

Kadere teslim olur, görmezden geldiğin doğrularla yanlış bir hayata yanarsın.🔥

İnsanın kendine doğruları söylemesi zordur, tüm savunma mekanizmaları ortadan yok olup kendine sessizce gerçeği fısıldadığın yerden ancak hayatı yaşarsın.

Gerçeklerin getirisi olan yapmak zorunda olacaklarının vereceği sorumluluk ile, aklını dağıtacak başka bir çimen ararsın, kendine ait olmayan bir bostanın hayalinde sonra tekrar yanarsın.🔥🔥

İşte bu tam ışıl ışıl parlayan yaralar ve gerçeklerle önümüzde dönüştürmemiz gereken kişiliğimize ışık tutan bir Akrep Dolunayıdır…

Bu ışıkta, ya kendinimizin bir parçasını doğruluk ve cesaretle dönüştürmeye cüret etmeye gönüllü olacağız, ya da yine görmezden gelerek çarpıtılmış gerçekler içinde varolmaya devam edebilmek adına durumu yine yok sayacağız.

Kendini yok edeceğini bile bile doğruyu yapmak cesaret ister!

Ve ancak kendin için doğruyu yaptığında istediğin değişimi yaşamına sağlayacak enerjiyi yaratabilirsin.

Benim en başta sorduğum soruya cevabım;

-Hepsi!

Doğruluğu ve cesareti ile, deliliği ve anormalliği ile

bilgeliği, akıllılığı, dönüşümü ile hepsi!

Ya seninki?

🌱 Yeni Ay’da büyümesini istediğimiz tohumlara toprağımızın verimli hale gelmesini sağlamak için tanıdığımız zaman dilimi, akrep dolunayının dönüşüm içeren enerjisine maruz kalıyor.

Bu dolunay, büyümesini dilediğimiz tohumun enerjisini en verimli şekilde kullanabilmemiz için bize bereketli bir toprak zemini hazırlıyor. Boğa burcundaki Akrep Ay’a karşıt yapan Güneş, bize bereketli bir toprak zemini sunuyor.

Bugün toprağımızın ya da kalbimizin içine ne koyarsak, karşımıza çıkacak olan üründe ona benzeyecektir, içine koyduğumuz tohum ne olursa olsun. 🎋

Aklınız bir 🌳 bahçe gibidir,

Düşünceleriniz ve kalbinizin sesi ise tohumun kendisi,

Ya çiçek yetiştirirsiniz 🌼

Ya da faydasız otlar 🌾

Bu Akrep Dolunayında kendinize sorun,

Çiçek dolu bir bahçemi istersiniz yoksa, faydasız otlarla dolu bir bahçe mi?

Tohumunuza vereceğiniz suyun miktarını sezgiyle ayarlamak,

Görmek istediğiniz ışığı iç güdüleriniz ile yansıtmak,

Kalbinizle ❤️tohumunuza ay ışığında bakmak demektir.

Işığın, suyun, havanın ve toprağın dengesi sizinle olsun…

Sevgiyle, 🌬

Ayşe Zeynep Açıkalp, StarZCope 2019