İKİZLER BURCUNDA ♊︎ DOLUNAY

Bugün gökyüzünde İkizler burcunda bir dolunay gerçekleşiyor.

İkizler burcu düşünme fonksiyonumuzu ifade eden Merkür gezegeninin yönetiminde olan bir burçtur. İsmindeki ve glifindeki ♊︎ anlam, birbirine benzemeyen iki zihnin bir arada var olabilmesini sembolize eder ve Astrolojide “iletişim” evini yönetir.

İkizler fikirlerin yazılı, sözlü ve hareket yoluyla açık ve özgür biçimde diğer bir kişiye aktarılmasını anlatır. İkizler Dolunayında zihinsel faaliyet içinde olmak ve bunları karşımızdakine özgürce aktarmak hepimiz için gayet kolay olacaktır. Ancak bu dolunay sırasında verdiğimiz kararlar ya da arkasında durmak istediğimiz bir sözün, anın getirdiği yüzeysel gerçekliği ile de karşı karşıya kalabiliriz.

Amaç doğruluğa ve gerçeklere gözlerimizi kapatmadan elimizdeki kanıtlardan sözel ve eylemsel bir bütün oluşturmaktır.

İkizler Dolunay’ın alternatif gerçekliğin gezegeni olan Balık burcu Neptün’den aldığı sert açı varsayımlara, yalanlara ve iki yüzlü davranışlara açık bir enerji yaratıyor. Bu açı nedeniyle, dolunay bizi iletişimsel olarak aldığımız ve verdiğimiz sözlere karşı uyarıyor. Oğlak burcunda sene sonunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması, bu zamanda verdiğiniz kararların içsel gerçekliği ile sizi yüzleştirerek aradığınız uyumu bulmanıza yardımcı olacak bir etki yaratacaktır.

İkizler, iki farklı enerjinin eş zamanlı işleyen ikiliğini temsilen, iki ayrı enerjiyi “bir” kıldığı sürece bütün haline getirir.

☛⚡︎☚

Bunu iki farklı enerjinin kesiştiği noktayı anladığı yerden yapar. O dualitenin kendisidir bu yüzden değişken yapısı ile iki enerji arasında gerçekliğe dayanmayan geçişler yapmakta ustadır.

Fikirler ve gerçekler birbirinden ayrı olgulardır. İletişim sırasında duyduğunuz bir fikir, siz sadece söylenen şeyi öyle işitmek istediğiniz o an için size anlamlı gelebilir, fakat aynı zamanda engelli bir gerçeklik yaratır. Gerçeği ve doğru olanı tam olarak yansıtmayabilir. Bu yüzden, herhangi bir şey ile ilgili bir sonuca ulaşmak bu Dolunay’da kolay gibi gözükse de bunu devam ettirmek her zamankinden zor olacaktır. Yaşamda geçici olabilecek enerjilere yönelmek bu enerjiyi doğru yönetmemizde bir engel olarak karşımıza çıkacaktır.

İkizler Burcu Dolunay’ına ithafen, Apollo ve Daphne’nin aşkı mitolojik olarak bu yüzeysel gerçekliğin tek başınalık ile sonuçlanmasının hikayesidir.

Apollo, babası Zeus gibi Olimpos’un büyülü topraklarında macera arayan bir genç olarak, beğendiği kızları aşkının peşinden koşturarak günlerini geçirirdi. Kızlar gökyüzünden kendilerine kur yapan bu genç tanrının ilgisine karşılık vermek için can atarlardı. Fakat sundukları bağlılık Apollo’yu cezbetmeye yetmezdi. Gördükleri ilgi karşısında şaşkına dönen kalp kızlar, aşklarına karşılık bulamadan kara sevdaya düşer ve aşk’a olan inançlarını bir süre sonra kaybederlerdi.

Apollo, kalp kızların içinde uyandırdığı aşka cevap vermediği günlerden birinde ormanda gezerken çiçek toplayan bir orman perisine rastladı.

Daphne’ye.

Orman perisi Apollo’ya hiç beklemediği bir ders vermek adına oradaydı.

Apollo, Daphne’nin güzelliği ve zarafeti karşısında büyülenmişti. Onun aşkını dünyadaki her şeyden çok arzuladı.

Apollo her zaman yaptığı gibi Daphne’nin ilgisini çekebilmek için kulağına ismini fısıldadı. Kendisinin ne bir avcı ne de kaba bir çoban olmadığını söyledi, korkmasına gerek olmadığını da ekledi. Apollo’nun ataklığından ve ısrarcılığından ürken Daphne’nin içini yine de korku ve şaşkınlık kapladı.

Bu sözlerin göreceliği karşında kaçmaya başlayan Daphne ormana doğru koşarak yol aldı.

Reddedilmeye alışık olmayan Apollo öfkelenerek Daphne’nin peşinden ormana doğru koştu.

Apollo tam Daphne’yi yakalamak için elini omuzuna koyduğunda, Daphne’nin yumuşak vücudunu sert bir ağaç kabuğu sarmaya başladı, havaya kaldırdığı ellerinden yeşil dallar uzamaya başladı, dalgalanan saçları yapraklara dönüştü.

Bu dönüşüm karşısında hayal kırıklığına uğrayan Apollo, defne ağacı olarak doğaya dönüşen Daphne’nin peşinden koşmakla büyük bir hata yaptığını anladı.

Böylelikle defne ağacı Apollo’nun en sevdiği ağaç olarak kaldı. Ne zaman Olimpos’ta bir şair, bir şarkı, bir aşık görse onları defne ağacı yapraklarından oluşan bir taç ile onurlandırdı.

Bu taç Apollo’nun, Daphne’nin istek ve ihtiyaçlarını gözetmeden ondan sadece aşkını dilediği için tek başına kaldığı bir kararın simgesiydi.

Çünkü bir ilişki ve ortaklık her zaman iki kişilikti.

Tek kişilik yaşanan bir duygu her zaman doğanın içine karışarak bir ağaç gibi kalır. Size her zaman neyi kaybettiğinizi ve neye sahip olabileceğinizi anlatan Daphne’de olduğu gibi bir ağacın metaforu haline gelir.

Bu Dolunay’da inanmak istediğiniz değerlerle kendinize engelli bir gerçeklik yaratabilirsiniz. Eğer siz de Apollo gibi peşinden koştuğunuz, tek başına inanmak istediğiniz değerlerden ötede bir gerçeklik bulamıyorsanız kendinizi karşı tarafa yeterince dürüst aktarmıyorsunuz demektir.

İkizler ona sıkıntı verebilecek olan durumdan kurtulmak için, gerçekten uzak durmak üzerine bir karara varmakta ustadır. Bunu durumun ya da konunun içindeki karşıtlıkları iyi anladığından öyle kolay yapar ki kendi dahil buna herkesi inandırır.

“Gerçeğin” etrafına sözcüklerden bir ağ örerek ona ulaşmayı zorlaştırır.”

Aldığı kararlar ispatlanmış olgulardan çok o anki yüzeysel ihtiyaçlarına bağlıdır. Sonuç olarak genelde derinlikten ve detaylardan yoksun bir karara varır. Bu yüzden verdiğimiz ya da aldığımız “Eksik Bilgi” de aslında dolaylı bir yalan sayılır. Karşımızdakini ise içsel derinlik yoksunluğu ile kaçırtır.

İkizler burcu her zaman iki seçim arasında kalarak birini tercih etmek zorunda olduğuna inanır. Ancak iletişimin göreceliğini sorguladığımız bu dolunay sırasında yaptığımız seçimle diğerinden vazgeçmek zorunda kendimizi hissetmek ortaklık ve ilişkilerimizde birliğe varmamızı zorlaştırır. Çünkü yaşam ve gerçeklik bu ikilik arasına sıkışmış başka bir bütünlük ve birlikten oluşur.

“Yaşamdaki her şey zıddı ile bir bütün olduğu sürece var olur.”

(Evrensel Dualite Kanunu)

Kararsızlığın da bir karar olduğunu bu dolunayda hatırlamak gerekir.

Kararızlık ile alınan dolaylı kararların her biri aslında bir Defne ağacı gibidir.
Konuşmadan önce karşınızdakini iyi duymayı ve eksik bulduğunuz bilgiler karşısında varsayım yapmadan dürüstçe sorular sormayı ihmal etmeyin!

Karşınızdakini bir ağaç haline getirecek olan yüzeysel ve çarpıtılmış gerçekliklerden doğruları ve yanlışları bu Dolunayda birbirinden ayırmak gerekir.

Çok bildiğini söyleyen insanların, aslında hiçbir şey bilmediğini unutmayın! Dürüst bir şekilde sorulan sorular ve verilen cevaplar karşısında aldığımız aksiyonlar bizi tam yaşamamız gereken Dolunay enerjisinin içine çekecektir.

İkizler burcu iletişim evinin yöneticisi olarak Astroloji’de dili en iyi kullanabilen burçtur; ikizler için dil sadece bir iletişim aracı değil yaşamın dualitesini kavrayan bir zihnin yansımasıdır. Bu yüzden gerçeği çarpıtmakta ustadır. İkizler kadar dili ile bir düşünceyi kendi çıkarına göre yönlendirebilen bir burç daha yoktur. Bu işlevi Neptün gezegeninden aldığı kare açı daha da kolaylaştıracaktır.

Neptün gezegeninin yarattığı kaos ve kimliksizlik dolunayın ortaya çıkardığı tüm enerjinin dağılmasını kolaylaştıracak bir etki yaratsa da, toprak burcunda stelyum halinde olan Oğlak gezegenleri gözümüzü gerçeklik, doğruluk ve kanıtlardan ayırmadan yol almamıza yardım edeceklerdir.

Yaşamda dil ve düşünce arasındaki bağlantı, dolunayı oluşturan İkizler burcunun karşıtı olan Yay burcu temalarında mühürlenir. Gökyüzündeki Güneş’in Yay burcundaki konumu bu dolunayda ortaya çıkan olaylara karşı gerçeklik arayışımızı harekete geçirecektir.

Bu Dolunay’da duyduğumuzdan ve konuştuğumuzdan fazlasını arıyoruz. Oğlak burcuna geçen Jüpiter ile Oğlak burcunda stelyum halinde olan Plüton, Venüs ve Satürn gezegenler birliği, dolunayda işittiğimiz ve söylediğimiz her şeyde kanıtlanabilir olgular üzerinden gerçekliğe ulaşmamız gerektiği mesajını veriyor.

İkizler Dolunayı iletişimin gezegeni ☿Merkür’ün burcu olarak bize hızlıca başladığımız şeyleri devam ettirmek adına “içsel gerçekliğe” ne kadar sahip çıktığımızı sorgulayacaktır.

Bu Dolunay enerjisinde aldığınız kararlara, duyduğunuz laflara, verdiğiniz sözlere dikkat edin. Enerjinin kendini açığa çıkararak devamını sağlaması ve kendini göstermesi için zaman verin.

Ay’ın evreleri değiştikçe önünüze gelecek olan gerçekler de değişeceğinden dikkatinizi aldığınız ve verdiğiniz bilgilere karşı taze tutmaya çalışın. İletişimde olduğunuz insanlara karşı meraklı olmayı; onlara soru sormayı ve onları dinlemeyi unutmayın!

Asperger sendromu olan yalnız bir adamı anlatan “Adam” (2009) isimli filmde Harlan karakteri tarafından söylenen bir söz vardı, dolunay yazısını yazarken zihnimden çıkmadı.

“Hayat yalancılarla dolu, insanın gerçek yalancılar ile sevilmeye değer yalancıları ayırt etmeyi öğrenmesi gereken bir an vardır.”

O anı kaçırmayın.

Bu iletişimsel eylemlerin fazlaca olacağı Yeni Ay’da doğru bilgi ve dürüst bir iletişim ile, sevmeye ve sevilmeye değer bulacağımız Apollo ve Daphne’ler ile karşılaşmak dileğiyle,

StarZcope, Ayşe Zeynep Açıkalp © 2019