YAY BURCUNDA ↗︎🌛↖︎ YENİ AY ZAMAN SONSUZ BİR ŞİMDİDİR. #açıkalp

Gökyüzündeki Güneş ve Ay’ın kavuşan yeni ay enerjisi içimizde Yay burcu temalarını uyandırarak bizi evrene tekrar aşık olmaya teşvik ediyor.

Uzun zamandır geri giden gezegenlerin ve kaos yaratan gökyüzü durumlarının aksine, Yay burcunda gerçekleşen yeni ay içimizi umutla ve genişleme hissi ile dolduruyor.

Yay burcu sembolü olan ♐️ yukarı bakan ok aslında hedefini arayan bir oktur. Eğer bir oku yönlendirebilecek hedefiniz yoksa ok sonsuzlukta kaybolur.

Ok o yüzden bir nevi umuttur.

Hedefine ulaşmasını arzu ettiğimiz bir ok.

Varoluşumuzunanlamı hedeflerimize bağlı olarak gelişir. Ancak bu şekilde yaşamda yaşanmaya değer sebepler bularak kendimizi tatmin olmuş hissederiz. Hedeflerimiz içimizde sadece bize anlam ifade etmesi gereken inandığımız değerlerdir.

İnanç yoksa umutlar kendini sonsuzlukta unutur.

Yüksek eğitim, felsefe, din, spiritüellik ve yaşama dair inançlarımızı temsil eden 9.evin yöneticisi olan Yay burcu Astroloji’de Jüpiter gezegeni tarafından yönetilir.

Transit Jüpiter gezegeninin Yay burcunun son dekanındaki seyri ile, kendimizi inandığımız değerlere uzun zamandır en yakın hissettiğimiz günlerin içerisindeyiz.

Yay burcunda gerçekleşen Yeni Ay hayattaki anlam arayışımızı ve inançlarımızı sorguluyor. Kendi hayat görüşümüzü yaratmamıza yardımcı olacak deneyimleri hayatımıza getiriyor.

Yay burcunun kişisel doğum haritalarımızda kestiği ev ve evin içerisinde bulunan gezegenler, yaşama olan inancımızı oluşturduğumuz alandır. İnançlarımız ve değerlerimiz bu ev üzerinden sorgulanır.

Eski dönem astrologları Yay burcunu din ile harmanlamaktadır. Çünkü din yaşanmaya değer olacak olan öğretilerin neler olması gerektiğini söyleyerek evrene karşı bir iskelet oluşturmamıza yardımcıdır.

Din bize yaşama karşı değerlerimizin ve davranışlarımızın nasıl olması gerektiğini öğretir. Yaşamanın ilk sorumluluğu olan özgür irademizin nereye doğru evrimleşmesi gerektiği hakkında dogmatik ve değiştirilemez olan bilgiyi verir.

Ve bunu yapmamıza yardım edecek ilk ilke imanın kendisidir.

Yeni dönem astrologları (benim gibi evrimsel astrologlar) ise iman ile inancı birbirinden ayırır. Çünkü imanın yerini günümüzde daha çok inanç almıştır. Zamanın değişen döngüsü içerisinde bireysel özgürlüklerinin farkına varan birey tercihlerini kendi bilgisi ve farkındalığı üzerinden yaratmaktadır.

İnanmak için imana gerek yoktur, insan kendi aklının ve iradesinin sahibi olan bir ruh olarak dünyaya gelerek tercihlerinden kendisini sorumlu tutmakla görevlidir.

Çünkü özgürce yaşamanın ilk sorumluluğu özgür irade ile verilen kararların arkasında durmaktır.

Din ve spiritüellik birbirinin tersi değildir fakat aralarındaki farkı anlamak için iman ve inanç arasındaki farkın sözlük anlamına bakmamız yeterlidir.

Din, dogmatik ve değişmez değerler üzerinden sizin neye inanmanız gerektiğini söyler, spiritüellik ise bunu özgür iradeniz üzerinden deneyimleyerek kendinizin karar vermesini ister.

Din ve spiritüellik arasındaki fark “deneyim”dir.

İman ve inancı birbirinden ayıran ise deneyimin kendisidir.

Eğer biri sizin için neyin iyi olduğunu söylüyorsa bunu iki farklı şekilde duyarsınız.

Biri bunu yapmanız için içinizde korku yaratacak henüz gerçekleşmemiş bir varsayımdan yola çıkar. Kiliselerdeki görseller, kutsal kitaplardaki kutsal hikayeler hepsi sizin imgelerinizin korku güdümlü iskeletini kurmak için vardır. Diğeri ise kendi deneyiminiz üzerinden, tercihleriniz ve özgür iradeniz ile bunu yaşayarak öğrenmeniz gerektiğini söyler.

Biri size balık verir, diğeri ise balık tutmayı kendi deneyimleriniz ile öğrenmenizi sağlar.

İman ile inanç arasındaki fark budur, biri sorgulatır diğeri ise sorgulamadan kabul etmeniz için sizi korku ile güdüleyerek başınıza gelebilecek olan yaşamadığınız bir deneyimden bahsederek ruhunuza şekil vermeye çalışır.

Bu korku aslında bir kalkandır, üzerinize giydiğiniz bir nevi zırhtır.

Sizi yaşama ihtimaliniz olan varsayımdan korur ve sizi konfor alanınızda güvenle donatır. Fakat aynı zamanda hatırlatır, konfor alanınızdaki zırh bazen boşa taşıdığınız bir ağırlıktır.

Peki Yay burcunda gerçekleşen Yeni Ay bize ne anlatmaktadır?

Yay burcu Yeni Ayında içinizde iki okçu uyanır.

Bir okçu iman etmenizi, diğeri ise inanmanızı ister.

Biri sahip olduğunuz değerleri koruyarak tahmin edilebilir olasılıklar içinde okunuzu hedefinize fırlatmanızı bekler. Diğeri ise sizden yeni bir hedef ister, inanmaya değer bir hedefe tahmin edilebilir olmayan bir atış yapmanız için sizi dürtükler.

Yeni Ay’da içinizde uyanan okçunun bir aklı olsaydı oku nereye doğru fırlatırdı buna karar verecek olan sizin özgür iradenizdir.

Yaşamda her şey tahmin edilebilir olduğunda güvenle ve kendimizden emin bir şekilde yol alabiliriz.

Fakat yaşamanın kendisi tahmin edilebilir midir?

Yaşamdaki enerjiler içimize içsel ve dışsal olarak iki yolda akar.

İçsel enerjilerini kullanarak yaşayan insanlar gözlem yaparak ve varsayımda bulunarak yaşamı içeriden dışarı doğru yaşar.

Dışsal enerjileri kullanarak yaşayanlar ise deneyim üzerinden yaşar, deneyimin verdiği bilgiyi ve hissi kullanarak dışarıdan kendi içine doğru akar.

Bu yeni ayda ne tarafa doğru akmanız gerektiğine karar verecek olan özgür iradenizden gözlerinizi ayırmayın.

Deneyim olmadan içsel gözlem ve varsayımlar ile imanınızı geliştirmeniz bir tercihtir, fakat size yaşamayı hatırlatacak olan inancınızın kendisidir.

Yaşamın içine girmeden ve deneyim olmadan yaşayabileceklerimizin bir sınırı ve kuralı vardır.

Aklınızın kütüphanesinde yalnızca okuduğunuz kitaplar üzerinden geliştirdiğiniz bir bakış açınız olabilir fakat sizi farkındalığa götürecek olan daha önce hiç okumadığınız kitaplardır.

Bu yeni ayda yeni bir kitap mı okumak istediğinize yoksa aklınızın kütüphanesinden daha önce okuduğunuz bir kitabı mı seçeceğinize karar verecek olan sizlersiniz.

Tahmin edilebilir değerler üzerinden güvenle ama bildiğiniz yolda ilerlemeyi ya da kalbinizde uyanan okçunun hislerinize fısıldadığı yeni bir hedefe doğru inançla yol almayı tercih edecek olan yine sizsiniz.

Birinde deneyiminizi tekrarlayarak yaşayacağınız şeyden emin bir şekilde hayatın içinde süzülmeyi tercih edebilirsiniz, diğerinde ise yaşamadığınız bir deneyimin heyecanı ve sürprizleri ile karşılaşabilirsiniz.

İkisinde de bir şey öğrenirsiniz.

Ya bildiğiniz bir bilgiyi yenilersiniz ya da yeni bir bilgiyi deneyimlersiniz.

Karar sizin, yaşamın değişkenliği içerisinde özgür iradeniz ile yol alacak tek kişi sizsiniz.

Alışık olmadığınız deneyimler üzerinden farkındalığınızı ve yaşama olan inancınızı geliştirmek tekâmül sürecimizin temel ilkesi olsa da buna karar verecek olan içinizde uyanan okçunun sesidir.

Onu iyi dinleyin ve neye ihtiyacı olduğuna sezgileriniz ile siz karar verin.

Sezgi bir şeyi “mantıkla açıklamaya” çalışmadan kendine güvenmek yani “inanmaktır”.

İnanç üzerinden farkındalıkla yol almaktır.

Hayatın size getirmesini istediğiniz değerlere güvenin, hayatın kendisi ile iş birliğine girin.

Önünüze çıkan fırsatları ve içinizde uyanan okçunun yaşam gücünü ve sizi götürmek istediği hedefi görmezden gelmeyin.

İmanınızı ve inançlarınızı deneyim üzerinden oluşturduğunuzda yaşamda kendinizden öte hiçbir iskelete ihtiyacınız kalmaz.

Yaşamak bazen bir iskeletten bir zırhtan öte sadece cesaret ve inanç ile yol almayı gerektirir.

Yay burcunda gerçekleşen yeni ay özgür iradeniz ile ruhunuza hangi kıyafeti giyeceğiniz ile ilgilidir.

İçinizde uyanan okçuyu her zaman giydiğiniz bir zırh ve kalkanla mı kuşatacak yoksa onu inanç ve cesaretinizden oluşan kozmik bir siperle mi donatacaksınız bilin.

Sadece kendinize güvenin ve yola devam edin.

Sevgi ve bilgelikle,

Yaşanmaya değer tüm duyguların hatırına.

Ayşe ve Zeyneple sonsuzluğa.

Hepimize içimizde uyanan okçular ordusu tadında bir yeni ay enerjisi dilerim.

Ayşe Zeynep Açıkalp, StarZCope 2019