YENGEÇ BURCUNDA 🌝 SENENİN SON DOLUNAYI

Yengeç burcunda gerçekleşen dolunay, duygusal olarak sorumluluğunu üzerimize aldığımız yakın çevre ilişkilerimize düzen ve disiplin getirmek için, yakın çevremize karşı geliştirdiğimiz duygusal bağımlılıklarımızın farkına varmamıza yardım ediyor.

Suelementinin ilk burcu olan Yengeç, Astrolojide Zodyak çarkının en alt bölümü olan 4. evin yöneticisidir. Ve Ay tarafından yönetilir.

Bu ev aileyi, köklerimizi, yaşadığımız yeri ve destek alarak kendimizi konfor içinde hissettiğimiz duygularımızı temsil eder. Duygularımız yaşama ait köklerimizi güçlendirmemiz adına bizden sağlam bir temel, güven, aidiyet ve destek ister.

Yengeç kabuklu türdeki canlıların ortak adıdır. Yengeç’in kabuğunun içindeki o yumuşak et parçası bizim yaşamdaki zayıf ve yetersiz kaldığımızı hissettiğimiz yerdir. Yaşamlarımızda kan bağı ile bağlı olduğumuz bireyler yaşamdaki en hassas duygusal alanımızın temsilcileridir. Yaşamda kendimizi savunmak adına sığındığımız ailemiz ve evimiz, kalbimizi yaşamdaki dış etkenlere karşı bizi koruyan ve besleyen kabuğumuz gibidir.

Kendimizi savunmak ve beslemek adına örtündüğümüz bu kabuk bazen bize küçük gelir. Ve bir Yengeç dolunayı gelir, suni kabuğun üzerine ışığını verir ve başkalarından saklamak için çabaladığımız her şey ortalara saçılıverir.

Aileden ya da atalarınızın karmik geçmiş köklerinden gelen bazı bağımlı olduğumuz davranış biçimlerimizi aydınlatacak olan bu Yengeç dolunay etkisi artık suni hale gelmiş olan kabuğumuzu, ışığı ile rahatsız edecek ve çocukluktan gelen ve aile koşullanmaları içinde öğrendiğimiz bazı davranış biçimlerimize deneyimlerimiz üzerinden ışık tutacaktır.

80 saat sürecek sokağa çıkma kısıtlamaları sırasında Yengeç dolunay etkisi ortaya çıkacaktır. Bu davranış biçimleri her ailede olduğu gibi olumlu ve olumsuz olarak kendini kişisel doğum haritalarınızda aldığınız transit etkilerine göre farklı şekilde gösterebilir.

Astroloji’de Anne — Ay demektir.

Çocuklukta, akşam olup ay gökyüzüne çıktığında, döndüğünüz ilk yer kendimizi güvende hissettiğimiz aile evidir ve bunun temeli eve gittiğinizde sizi beslemesine alışkın olduğunuz annenizdir.

Beslenme, sevme ve sevilme alışkanlıklarımız aslında annemizin bizi sevme ve besleme alışkanlıkları ve düzeni ile aynıdır.

Duygularımız da her gün bir Ay fazı gibi değişir ve gece olduğunda ortaya çıkan hislerimizi kendimize annelik yaparak nasıl beslediğimizi kişisel doğum haritalarımızdaki Ay burcumuz ve aldığı açılar üzerinden sağlıklı bir şekilde değerlendirebiliriz.

Yengeç burcu yöneticisi olan “Ay” burcumuz, duygusal olarak kendimizi ve başkalarını duygusal olarak besleme alışkanlıklarımız ile ilgili bize bu Yengeç Dolunay’da annelik yaparak küçük veya büyük bir ipucu verecektir.

Ay, astrolojide duygularımızın kalesidir.

Kişisel doğum haritalarımızda Ay burcumuz ve bulunduğu ev, duygularımızı çocukluktan itibaren aile koşullanmaları içinde ve yakın ilişkilerde nasıl yaşadığımızı ve bizi mutlu ya da mutsuz eden hislere karşı nasıl tepkiler verdiğimizin göstergesidir.

Sevmek ve sevildiğimizi hissetmek adına ihtiyaç duyduğumuz duyguları, yaşamda nasıl ve nerede deneyimlediğimiz ruhsal mutluluğumuzu ve iç huzurumuzu sağlıklı şekilde yapılandırmak adına çok önemlidir.

Çocukluktan itibaren söylediğimiz ve düşündüğümüz her şeyin desteğini aradığımız “aile” yapısı ile yetiştiğimiz bir toplumun içinde büyümek ve beslenmek, bizi kendimizi olma hissinden uzaklaştırarak onay ve alkış almaya alıştırıldığımız kişilere bağımlı bireyler haline getirmiştir.

Yaşamda kaçınılması gereken en büyük tuzak, kabul ve tasdik edilme arayışıdır.

Çünkü bu onay ancak sürekli sağlandığında insan kendini iyi hissedeceğini düşünür. Ama bu dipsiz bir kuyudur. Başkalarında aradığımız onay ve destek her zaman sonunda başarısızlıkla sonuçlanır.

İnsan, kendi özünü kabul ve tasdik etmeden doyuma ulaşması imkânsız bir varlıktır.

Bedensel ihtiyaçlarımızın ilki olan beslenme ihtiyacımızı nasıl karşıladığımız, kendimizi sevme alışkanlıklarımız hakkında bize ipucu verecek olan bu Yengeç dolunay, Ay burcunuzu bilmiyor olsanız bile size özel dokunuşunu hissettirecektir.

Yengeç dolunayı sırasında bilinçli bir farkındalık ile ortaya çıkan duygularınızın geldiği çekirdek bilince kendi çabanızla ulaşabilirseniz, dolunay’ın bir anneyi andıran şifalı ve şefkatli dokunuşunu üzerinizde hissedebilirsiniz.

Bu dolunayda ortaya çıkacak olan kendinizi sevme alışkanlıklarınız ancak, duygusal ihtiyaçlarınızı kendi çabanızla yeterince karşılamaya alıştığınız zaman değişebilir.

Bireyliğimizi ve yalnızlık korkumuzu kendimize unutturmak adına içine doğduğumuz aileden, seçtiğimiz dostlarımızdan, hayatımızdaki insanlardan ve toplumdaki kimliğimizden kendimize suni kaleler inşa ederiz.

Fakat bir bireyin tek kalesi kendi duygularının ve kalbinin krallığıdır.

Çünkü yaşam hiçbir zaman olmadığınız biri gibi davranmanıza yeterince izin vermez.

Bu Yengeç dolunayı, duygusal ihtiyaçlarını kendi isteklerine göre kimseden onay almadan içsesleri ile yapılandırabilenler ile kendi ihtiyaçlarını başkaları üzerinden şekillendirebilenler arasında gerçekleşecektir.

Geçmişten gelen koşullu davranış biçimlerimizin farkındalığına verdiğimiz tepkiler bu dolunay etkisi ile bir opsiyon değil, tercih haline gelecektir.

Sevilmek ve kabul görmek uğruna vazgeçtiğimiz değer, ilk önce kendimize verdiğimiz değerdir.

Her kişisel doğum haritası yaşamda duygusal olarak kendimizi nasıl beslediğimiz hakkında bize bilgi verebilir.

Annemizin beslenme ve sevgi ihtiyaçlarımızı karşıladığı “emzirme zamanı ve düzeni” dahi biz farkında olmadan büyüdükçe alışkanlık haline getirdiğimiz bilinçaltı ve koşullu davranış biçimlerimizin temelini oluşturur.

Türk toplum kültüründe annelik ve kadınlık kendini ve kimliği feda etmekle, koşulsuz sevgi verme ve istemeye yönelik olarak yapılanmıştır.

Bilinç kazanmak için annelerin ve kadınların her şeyden önce insan olduğunu hatırlaması ve ihtiyaçlarını toplumun bilinçaltı beklentilerine göre değil, kaybettiği kimliğini bularak kendi ihtiyaç ve isteklerine göre tekrar yapılandırması gerekir.

Yapılanmış ve kalıplaşmış bir ailede bazı kabukları kırmak zordur, ama gerçekten mutlu aile için bir yerden başlamak mutlaka gerekecektir.

Kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini başkaları üzerinden karşılamayı alışkanlık haline getirmiş bir kalp, her zaman başkalarının ihtiyaçlarına bir nevi bağımlıdır, başkalarının ihtiyaçlarını karşılayarak yaşamdaki “tatmin hissini” yaşamak hayatındaki en büyük çabasıdır.

Fakat kalbimizin evi olan Ay, kendi ihtiyaçlarını karşılamadıkça kendine sağır, dilsiz ve hissiz kalır.

Anlık mutluluklar harici yaşamda kalıcı ve yapıcı bir tatmin hissi yaşamakta zorlanır.

Mesela, çok ilgi ve alaka ile büyüdüyseniz kendinize ait sorumluluklar devamlı başkaları tarafından karşılandıysa, kendi sorumluluklarınızı alarak içinde kendinizi güvende hissettiğiniz kabuğunuzdan çıkmak istemiyor olabilirsiniz.

Ya da tam tersi olarak kendi ihtiyaçlarınızı karşılamak adına daima başkasının istek ve ihtiyaçları üzerinden aynalama yaparak kendi ihtiyaçlarınızı karşılamaya alışmış olabilirsiniz.

Fakat bunlar sadece bir alışkanlıktır.

Bilincinizin farkındalığını çocukluktan gelen bu alışkanlıklarınıza yönelttiğinizde, bizi bağımlı hale getirerek uyuşturan ve yaşamda hareket etmemize engel olan çekirdek davranış biçimleriniz hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Bu dolunay da, aileden gelen çekirdek inançlarınız ile karşılaşırsanız korkmayın, duygularınızın üzerine giderek, savunmasız olmanın da güvenli olabileceği tarafları bularak kendiniz ile yüzleşmeye çalışın.

Hissettiklerimizi 80 saatinizi geçireceğiniz aile üyeleri veya kalbinize yakın olan insanlar ile paylaşabilmeniz ruhunuzu bağımlı olduğunuz davranış biçimlerinden kurtararak sizi ileri götürebilecek ilk eylemdir.

2021 senesinin ve içine girdiğimiz Kova çağının en yüksek hayrımıza işleyecek şekilde yaşamlarımıza etki etmesini dilerim.

İyi seneler!

Illustrated & written by Ayşe Zeynep Açıkalp, StarZCope 2020